Öz
Amaç
Bu araştırma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde 18 yaş ve üzeri bireyler arasında koronavirüs hastalığı-2019 (COVID-19) korkusunun aile uyumu üzerindeki etkisini incelemektedir.
Yöntem
Bu tanımlayıcı ve kesitsel araştırmaya, kolayda ve kartopu örnekleme yöntemleri kullanılarak seçilen 720 katılımcı dahil edilmiştir. Veriler, uygulanan önleyici tedbirler ve kısıtlamalar nedeniyle 1 Ağustos-1 Eylül 2020 tarihleri arasında sosyal medya aracılığıyla dağıtılan bir anket aracılığıyla çevrimiçi olarak toplanmıştır. Ankette tanıtıcı özellikler formu, COVID-19 korkusu ölçeği ve aile uyumu ölçeği yer almıştır. Veri analizi, tanımlayıcı istatistikler, t-testleri, one-way ANOVA ve regresyon analizi kullanılarak SPSS 23.0 kullanılarak gerçekleştirilmiştir.
Bulgular
Katılımcıların COVID-19 korkusu ölçeğin ortalama puanı 15,01±7,97’dir. 45-65 yaş arası (p=0,034), bekar (p=0,040), pandemi sırasında kendine zarar verme düşüncesi olan (p=0,03) ve COVID-19 teşhisi konmuş (p=0,013) veya COVID-19 nedeniyle vefat etmiş bir aile üyesine sahip olan (p=0,002) katılımcıların COVID-19 korku düzeyi daha yüksektir. Katılımcıların aile uyumu ölçeği puan ortalaması 20,42±4,87’dir. Kendine zarar verme düşüncesi olmayan (p=0,01) ve bir aile üyesini COVID-19 nedeniyle kaybeden (p=0,001) katılımcıların aile uyumu düzeyi daha yüksektir. COVID-19 korkusu ölçeği ve aile uyumu ölçeği ortalama puanları arasında orta düzeyde negatif bir korelasyon tespit edilmiştir (r=-0.460, p<0.001). Regresyon analizi, COVID-19 korkusunun aile uyumundaki varyansın %21’ini açıkladığını ortaya koymuştur (Beta=-0,461, R2=0,211, F=192,501).
Sonuç
Araştırma, COVID-19 korkusu ile aile uyumu arasında önemli bir ilişki olduğunu vurgulamakta ve pandemiyle ilişkili psikolojik stresin aile dinamiklerini olumsuz etkilediğini göstermektedir. Sağlık hizmeti sağlayıcıları ve politika yapıcıların pandemiye bağlı korkunun aile dinamikleri üzerindeki olumsuz etkilerini hafifletmeye ve aile uyumunu artırmaya yönelik müdahaleler planlaması önerilmektedir.